Pivot Stickfigure Animator

Boyut: 493 KB
Download İçin Tıklayınız.
Rar Şifresi: www.olumsuz.org
Çöp adamla animasyon yapıp .gif uzantılı resim olarak kaydedebileceğiniz basit ve kolay bir program.İyi Eğlenceler=)

Boyut: 493 KB
Download İçin Tıklayınız.
Rar Şifresi: www.olumsuz.org
Çöp adamla animasyon yapıp .gif uzantılı resim olarak kaydedebileceğiniz basit ve kolay bir program.İyi Eğlenceler=)
Blog Mesajlarınızın arasına Google reklamlarını eklemek ister misiniz? Böyle bir uygulama AdSense Eklentisi ile blogger’da artık mümkün!Tek yapmanız gereken:
1) Blogger hesabınıza oturum açın..
2) Blogunuzun şablon kısmından Sayfa Elementlerine gidin..
3) Blog Mesajları bölümünden Düzenle’yi (Edit) tıklayın.
4) “Mesajlar arasında Reklam göster” kutusunu işaretleyin. Reklamlarınızın ne kadar sıklıkta yayınlanabileceğini de seçebilirsiniz. Örneğin her bir mesajdan sonra yeni bir reklam gelecek şekilde ayarlayabilirsiniz
5) Reklamlarınızı özelleştirin ve “Değişiklikeri Kaydet” tuşunu tıklayın
Şimdilik, AdSense eklentisini kullanarak sadece Google reklamlarını ekleyebileceğinizi, fakat Arama için AdSense veya Tavsiye reklamlarını bu uygulama kullanamayacağınızı lütfen unutmayın!
Websitelerinden para kazanmak isteyen webmasterlar için en güzel yönetemdir Adsense. Sitelerinden günlük olarak iyi para kazanmak için debelenen çok webmaster var. Fakat bunların arasındaki bazı dehalar Adsense ile günde yüzlerce dolar kazanmanın keyfini sürüyorlar.Bu dehaları diğerlerinden ayıran farklı ve geniş düşünmedir.
İşte onlardan birisi de burada size yani bu alanda yardım isteyenlere yardım etmek için görüşlerini yazıyor. Anlatacağımız yollar geçmişte adsense birikimlerini arttırdı ve hala da arttırmaya devam ediyor.
İşte size Adsense gelirlerinizi arttıracak 5 harika yol:
1-) Bir Adsense reklam formatı üzerinde karar vermek. Çoğunlukla kabul edilen en iyi format Büyük Dikdörtgen (336X280)’dir. Yine aynı format ile yapılan araştırmalarda tıklama oranlarının ve tıkladıktan sonra gelen siteyi inceleme oranının daha çok olduğu gözlenmiştir. Neden bir çok reklam formatı varken bu? Basitçe; bu format normal web linkleri gibi görülmektedir ve ziyaretçiler bu tarz linkleri tıklamaya alışmışlardır. Tıkladıklarının adsense reklamı olduğunu biliyor veya bilmiyor olabilirler. Fakat sonuçta tıkladıkları sürece bu sizin yararınıza.
2-) Adsense reklamlarınız için yeni bir renk paleti oluşturun. Bu palet sitenizin arkaplan rengi ile uyumlu olsun. Mesela eğer sitenizin arkaplan rengi beyaz ise reklam paletlerinizin de arkaplanı beyaz olsun. Bu adsense reklamlarının sitenizin bir parçasıymış gibi görünmesini sağlar. Tabi bu da ziyaretçiler tarafından daha çok tıklanma getirir.
3-) Sitenizin altındaki adsense reklamlarını silin ve onları mümkün olduğunca tepeye yerleştirin. Adsense reklamlarınızı gizlemeye çalışmayın. Onları ziyaretçilerin kolaylıkla görebileceği yerlere koyun. Adsense gelirlerinin bulundukları yerlere göre nasıl değiştiğini görünce şaşıracaksınız.
4-) İlgili sitelere link vermeyi sürdürmek. Burada içeriğinizle ilgili sitelerin bir listesini yapın ve en üste kendi adsense reklamlarınızı yerleştirin. Adsense reklmarında içerikle ilgili siteler çıktığı için haliyle o siteleri arayan bir ziyaretçiniz severek reklamdaki linkede tıklayacaktır.
5-) SSI (yani Server Side Included) kullanan web sayfaları için Adsense kodlarını yerleştirmeyi otomatikleştirin. Host sağlayıcınıza serverin SSI destekleyip desteklemediğini sorun. Peki nasıl yapılır? Sadece adsense kodlarınızı bir text içine yapıştırın ve “adsense text” şeklinde kaydedin ve serverda ana dosyaya yükleyin. Sonra SSI kullanarak diğer sayfalarda gerektiği yerlerde kodu çağırın. Bu madde sitesine otomatik olarak sayfa ekleyenler için zaman kurtarıcı olacaktır.
Bunlar sitesinden yüzlerce belki de binlerce dolar kazanmak isteyenler işlerine yarayabilecek bir kaç tavsiye. Şunun bilinmesi lazım ki bu reklamlar gösteriliyor çünkü insanların ilgisini çekmek için. Bu yüzden yapman gereken ilk şey belli bir konuya odaklanman. Çünkü çıkan reklamların sitenizle alakalı olması sitenize içeriği için gelen ziyaretçilerin dikkatini çekecektir.
Şunu unutmayın ki diğer bir sürü site sizinle aynı konuya sahip ve aynı reklamları gösteriyor olabilir. Bu durumda sizin reklamları daha farklı bir hale getirip tıklanmalarını cazipleştirmeniz gerekiyor. Her tıklamanın size bir getirisi var.
Bu yollar başkaları tarafından denenmiş ve kazançlarını arttırmıştır. Eğer başkaları başarmış ise sizde başarabilirsiniz. Sizde deneyin ve değişiklikleri görün.
Kaynak: Tariknet.org
Günlük haber ihtiyacını karşılamak isteyenler, onlarca internet sitesini ziyaret etmek için çoğu zaman saatler harcar: Siteye gitmek, haberleri aramak, okumak, gerektiğinde kaydetmek ve sonraki sayfaya geçmek vakit alıcıdır. Bir diğer seçenek ise haber gruplarına üye olmak. Bu sefer de e-posta adresinizi verdiğiniz için spam ve virüs gönderilmesi tehlikesiyle karşı karşıya kalırsınız.
İşte, yeni bir haber teknolojisi olan RSS de tam bu noktada devreye giriyor. Açılımı “Really Simple Syndication” (Gerçekten Basit Dağıtım) veya “Rich Site Summary” (Zengin İçerikli Site Özeti) olan RSS, iki açılımda da tek bir şeyi ifade ediyor: Haberlerin, e-posta karmaşasından ve siteleri dolaşma stresinden kurtarılıp, en kısa yoldan en fazla kişiye ulaştırılabilmesi.
“RSS-Feeds” veya “RSS-Channels” (RSS Kanalları) her şeyden önce newsletter, yani haber bülteni şeklinde gönderilmiyor; tam tersine, bir RSS okuyucusu tarafından haberin yayınlandığı sayfadan alınıyor ve gösteriliyor. Haberler, bir başlık ve logoyla XML formatında gönderiliyor. Haberi okumak istediğinizde ise haberin başlığına tıklayarak haberin tamamını içeren HTML formatında hazırlanmış internet sayfasına gidiyorsunuz.
Bu tür bir haber alma yoluna gidenler için masraflar yok denecek kadar az. İnternet sayfası için hazırlanan haberler, bir uygulama tarafından tam otomatik olarak açılıp, RSS için uygun olan XML formatına dönüştürülüyor. Bu XML verisi okuyucu için gerekli bağlantıları, başlıkları ve markalamaları da içeriyor. Her yeni haber gönderimiyle beraber XML verisi de yeniden yazılıyor ve eski kayıtlar siliniyor. Bu şekilde, çoğu haber yenilemesinden sonra bile haber gönderimini hızlandırmak için veri boyutu düşük tutulmuş oluyor. Bu şekil bir haber akışına “üye” olan kişinin yapması gereken şey, XML verisinin bulunduğu sayfayı okuyucu yazılıma girmek. Hangi RSS okuyucuyu tercih edebileceğinizi ve haber kanallarına nasıl girileceğini, yan sayfadaki kutuda bulabilirsiniz.
Klasik haber bültenlerinden farklı olarak, RSS tamamıyla anonim kullanılabilir.
-posta adresi vermeniz gerekmediği için spam postalara maruz kalmanız da söz konusu değil. XML formatı sayesinde ise virüslere geçit verilmiyor ve RSS üyeliğinden vazgeçmek, bazı e-posta haber bültenlerinin aksine, gayet sorunsuz, yalnızca istemediğiniz kanalı silmeniz yeterli.
Bu sayede kullanıcılar kendi e-posta kutularının kontrolünü tekrar kazanabiliyorlar. Asıl şaşırtıcı olan ise bu kadar avantajlı bir teknolojinin uzun zamandan beri kullanıma açılamamış olması, çünkü RSS teknolojisinin temelleri 1999’da, internetin öncülerinden biri olan Netscape tarafından atılmıştı. İnternet tarayıcısı derleyen Netscape, bu yolla kendi portalı MyNetscape’e, başka sayfalardan içerik sağlamak istemişti. Ancak, Netscape’le beraber unutulmaya yüz tutmuş olan bu çok etkili RSS teknolojisinin faydaları, geçen ay karşılaştığımız spam ve virüs saldırılarından sonra tekrar gündeme geldi. Olaylardan bu yana RSS için talep ciddi bir şekilde arttı: s228’deki resimlerin de ortaya koyduğu gibi, şu sıralarda büyük medya kuruluşları RSS teknolojisine başvuruyor.
RSS teknolojisiyle haber formatında yeni bir sayfa açılıyor
Bu teknolojiyi daha da çekici hale getiren ise haber kanallarının kolayca oluşturulabilmesi. Bu günlerde birçok Weblog ve İçerik Yönetim Sistemi, hatta ev kullanıcıları bile bu teknolojinin özelliklerini kullanıyor. Bir internet sayfasının bu yeni haber formatına ne kadar çabuk ayak uydurabileceğini en iyi kanıtlayan çalışma ise “myRSS” (http://myrss.com). Bu sitede herhangi bir sayfa RSS haber akışına dahil edilebiliyor ve anında myRSS üzerinden kayıt olunuyor. Hizmet şimdilik beta aşamasında olmasına rağmen sorunsuzca çalışıyor.
RSS hizmeti sunan haber sitelerinin bulunması
Peki bir sitenin gerçekten RSS hizmeti sunup sunmadığını nasıl anlayabilirsiniz? Bu teknolojiyi kullanan siteler sayfalarında RSS kısaltmasını veya üzerine tıklandığında sizi kendi RSS okuyucunuz aracılığyla habere ulaştıran renkli dikkat çekici XML yazıları kullanıyorlar. Ne kadar çok site RSS çatısı altında toplanırsa, haber aramak da bu ölçüde kolaylaşıyor ve siz de gün boyunca daha önemli şeylere zaman ayırabiliyorsunuz. Bu bağlamda ön plana çıkan NewsIsFree: Your Personal News Portal gibi online portallar, birçok haber kanalını bünyesinde barındırarak, kullanıcının çeşitli başlıklar ve kategoriler içinde keyfi düzenlemeler yapmasına olanak veriyor.
Haber kanallarının başka bir ilgi çekici özelliği ise web sitesi sahiplerinin işine yarıyor: Site sahipleri, istedikleri haberi kendi sitelerine rahatlıkla taşıyıp, haberi yayınlayan sitenin başlığı ve logosuyla birlikte ziyaretçilerin haber taleplerini karşılayabiliyorlar.
Bunun avantajı ortada. Artık haberleri kendiniz düzenlemek zorunda değilsiniz, buna rağmen güncel haberlere istediğiniz şekli verebilirsiniz. Tek dezavantaj ise, tüm haberi okuyabilmek için üzerine tıkladığınızda, haberi asıl yayınlayan sitenin ziyaretçi istatistiklerini yitirmemesi için haberin yayınlandığı kaynak siteye yönlendirilmeniz.
Yapılan hesaplar gösteriyor ki gelecek aylarda RSS’e olan talep ciddi bir şekilde artacak ancak sadece haber alanında değil. Microsoft (MSDN Blogs - Blogs) gibi yazılım geliştiricileri bile artık RSS teknolojisini uygulamaya geçmiş durumda.
RSS geleceğin en yaygın haber standardı olacak
RSS okuyucu içeren işletim sistemlerinin ve programların sayısı gelecekte de artmayı sürdürecek. Bunun en iyi örneği, Windows XP’nin takipçisi olan “Longhorn” da haberlerin doğrudan masa üstünde görüntülenebilecek olması. Ayrıca şu anda sadece deneme sürümü mevcut olan yeni internet tarayıcısı Opera 7.5, bu sürümüyle beraber gelen e-posta programında bir RSS okuyucuya sahip olacak. Böylece RSS de e-posta kadar bilinir hale gelecek.
Amerikan başkanı George Bush bile geçen sene, bir tür günlük olarak kullandığı ve seçmenlerin de kendisine mesaj yazabildiği “Bush Blog” (GOP.com | Republican National Committee :: Home) ile seçim kampanyalarındaki yerini RSS ile sağlamlaştırdı.
RSS ARKA PLAN VE PRATİK
News Feed’lere abone olmak ve okumak
RSS haberlerini rahatlıkla okuyabilmek için, haberi yayınlayan sitenin haber başlıklarını içeren XML verilerini günde bir defa veya daha sık alıp istenilen formatta gösterebilecek bir okuyucuya ihtiyaç var. Bu okuyucu, tercihe göre tek başına bir program, bir Outlook eklentisi veya internet tabanlı bir servis olabilir. Habere tıklamanız halinde haberin tümü yayıncının sayfasında, HTML sayfasının bütün değişik görüntüleme olanaklarıyla size sunulacak.
Her şey için tek bir okuyucu
RSS okuyucu HTML sayfalarını çoğunlukla kendisi oluşturduğu gibi, aynı zamanda da birçok RSS standardını da desteklemekte. Bunun sebebi ise RSS’nin 0.9 sürümünden beri iki ayrı koldan geliştirilmiş olması.
RSS-DEV Working Group’un derlediği 1.0 sürümüyle UserLand firmasının derlediği 2.0 sürümü arasında bazı uyumsuzluklar ortaya çıkıyor ama buna rağmen farklı sürümler kullanıcı için sorun teşkil etmiyor. Almanca bir program olan “FeedOwl” (RSS Reader: für Windows, Macintosh, Linux und Cross-Java - Newsfeeds lesen) ve İngilizce bir program olan “FeedReader” (www.feedreader.com), bedava ve baş- langıç için uygun seçenekler. Özellikler ve kullanım kolaylığı açısından daha üstün bir program olan “FeedDemon” (Bradbury Software - Creators of TopStyle and FeedDemon) ise 30$ fiyatla satılıyor ve 30 günlük deneme sürümü mevcut.
Aynen devam: RSS ve Outlook
E-posta ve haber almak için iki ayrı program istemeyen Outlook kullanıcıları, IntraVNews adlı eklenti ile RSS haberlerini alıp görüntüleyebilirler. (www.intravnews.com). Bunun için Microsoft’un geliştirdi ği .Net-Framework’ün yüklenmesi gerekli. Bu zahmete değer, çünkü böylelikle Microsoft Outlook’un RSS Feed arama ve kategorileri filtreleme özelliklerinden büyük ölçüde yararlanabilirsiniz.
RSS Feed Kullanımı
Teorik olarak RSS Feed’lere abone olmak, her site için aynı: Gezdiğiniz sitede bir RSS sembolü görürseniz, tek yapmanız gereken istediğiniz RSS bağlantısını RSS okuyucuya kopyalamak ve açılan yeni kanala bir isim vermek.
Zaten çoğu okuyucu, haber kanalının ismini girme işini XML üzerinden otomatik olarak yapıyor.
Daha da rahatı var: NewsGator (NewsGator - The RSS Platform Company) gibi bazı RSS okuyucular, sağ tuş menüsüne bir eklenti koyarak istediğiniz bağlantıyı tek tıklamayla okuyucu yazılıma göndermenize olanak tanıyorlar. RSS okuyucunun XML verilerini hangi sıklıkla güncelleyeceğini bazen kanalı n kendisi, çoğu zaman ise kendiniz belirleyebiliyorsunuz.
Google’un sitemap uygulamasını tüm webmasterlar bilir peki yahoo’nun sitemap optimizasyonu olduğunu biliyor muydunuz?
Hazırda bulunan, google sitemap için kullandığınız xml,txt,htm sitemapınızı hiç değiştirmeden, aynı formatla yahoo sitemap panelinden de sitemap olarak yahoo’ya ekleyebilirsiniz, yararlı olacaktır yapmanızda fayda var, özellikle yabancı site sahiplerinin hitlerini artırmak için.
Yapmanız gerekenler gayet çok basit, google kadar sizi uğraştırmıyor yahoo.
Başlayalım;
Yahoo hesabınız ile https://siteexplorer.search.yahoo.com/mysites adresinden yahoo’ya giriş yapın.
My Sites başlığının altıntaki inputa site url’nizi yazın, add my site butonuna tıklayın.
Status kolonundan sitenin olduğu satırdaki New Authenticate linkini kullanarak sitenin size ait olduğunu ispatlamak amacıyla verilen dosyayı sitenizin ana dizinine (root) yükleyin veya meta tagı ekleyin.
(Google sitemap deki gibi, hesaptaki tüm siteler değil. Her site için farklı dosya-tag kodu (farkındayım acımasızca))
Ready to authenticate butonuyla dosya-meta tagı eklediğinizi belirtin, bir süre bekledikten sonra sitenizin onaylandığını göreceksiniz.
Daha sonra panelin ana sayfasına dönün, status kolonunda ki Authenticated yazısı sayesinde sitenin onaylandığını görülüyor.
Artık sitemap dosyanızı Manage butonuna basarak ekleyebilirsiniz.
Explore butonu ve status sayesinde de değişiklikleriniz yapabilirsiniz.
Arkadaşlar siteler için en önemli şeylerden biridir site istatistiklerini izleme. İstatistik diyince işte ziyaretçi nerden gelmiş, nereleri gezmiş, günlük veya toplam kaç sayfa görüntülenmesi var, günlük veya toplam kaç tekil kişi girmiş vs.
Bunlar için kullanılan en önemli sitelerden birini size özellikleriyle tanıtıcam ve açıklayacam. Sizin aklınızdan muhtemelen şöyle bir soru geçiyor olabilir: “Neden istatistik scripti varken bunu kullanıyım”. Bunun aslında bir çok nedeni var , bunlardan bir kaçına değinirsek;
-Sitenizde bulunan istatistik scripti webmasterlar ve ziyaretçiler tarafından pek inandırıcı bulunmaz. Çünkü onun kontrolü sizin elinizdedir.
-Sitenizi hiçbir istatistik scriptiyle extreme’in ve google’ın size verdiği özellikler kadar izleyemessiniz. Mesela sitenize hangi anahtar kelimeleri aratarak geldiğini, ziyaretçilerin hangi ülkelerden olduğunu vs.
-Ayrıca google kompleks bi yapıda olduğu için emn olun ordan aldığı verileri işleyecek ve sitenize ona göre davranacaktır
Deminde belirttiğim gibi bunlar sadece bir kaçı bunları çoğaltmak mümkündür.
Google analytics’e nasıl üye olunur, ordaki hangi veri neyi anlatır vs.
Google Analytics aslında üyeliği ve kurulumu o kadar zor olan bi sistem değil(Çünkü bu sistem türkçe dil seçeneğide içeriyor). Size ait bir gmail hesabınızla Google Analytics adresine girip giriş yaptığınızda onlar sizi üye olmanız için yönlendiriyolar zaten .
Üye oldunuz ve size sitenize eklemeniz için bir kod verdiler bu kodu napıcam diyosunuz büyük bi ihtimalle: o kodu siteniz.com adresinde girildiğinde açılan sayfaya(ki bu sayfa ya index.html, index.htm dir eğer hazır sistem filan kullanıyorsanız index.php yada index.asp dir) ekleyeceksiniz. İndex.html ve index.htm ‘de kolaydır bu direk kopyala yapıştır yaparsanız ama hazır sistemler biraz kompleks olduğundan ya deneyerek bulursunuz yada google’dan aratırsınız. Ama işin mantığı şudur o kod siz sitenize girip kaynağı görüntüle yaptığınızda gözükmesi lazım bu olduysa google sitenizden verileri almaya başlıyacaktır. Ben wordpress kullandığım için söliyim wordpress’te kodu direk sağdaki bi metin bloguna yapıştırırsanız da çalışır öyle eklenti filan kurmanıza gerek yok zaten eklenti çalıştırmıyor sorun çıkarıyor(denedim).
Hemen şunu da belirtiyim Google analytics’te birden fazla site profili ve erişim yöneticisi ekleyebilirsiniz ki webmasterlar için bu çok güzel bi sistem. Bunu yapmak için analytics ayarlarına tıklayıp(üstteki turuncu yerde solda) en altta bulunan web profili ekle veya erişim yöneticisi linklerine tıklayabilirsiniz.
Üye oldunuz herşey güzel veriler geliyor ama hangi veri neyi temsil ediyor yada bu sistemde neler yapabilirsiniz biraz da onları anlatalım…
Google Analytics’e girdiniz sitenize gelen gideni merak ediyorsunuz o zaman siteniz.com yazan yerin yanındaki raporları görüntüle seçeneğine tıklayabilisiniz yada üstte bulunan turuncu blogtaki “web site profilini seçmek için tıklayın” yerinden sitenizi seçebilirsiniz.
Herneyse bi şekilde rapor bölümüne girdiniz. Google Analytics’in en güzel kısmıdır bu kısım direk size özetler sitenin tekil ziyaretini , sayfa görüntülenmesini, gelenlerin nerden geldiğini vs.
En üstte bulunan grafik sitenize giren gün ve gün tekil hiti gösterir yani kaç kişi ayrı ayrı girmiş. Bunu grafik olarak göstermesi bazı şeyleri görüp yorum yapabilmeniz açısından çok hoş aslında.
Site kullanımı bölümünü biraz açalım;
….. Ziyaret Yazar Burası sitenize toplamda kaç kişi giriş yapmış onu belirtir tekil ziyaret değildir çünkü (basit olarak)sitenin penceresini kapatıp yeniden açanı da ziyaretten sayar(tekil ziyaret bölümü aşşağıdaki bloklardadır)Google bu durumu şöyle açıklıyor:
“Bir kullanıcı sitenizde 30 dakikadan daha uzun bir süre boyunca etkin değilse, daha sonra yapılacak işlemler yeni bir oturum olarak kaydedilecektir. Sitenizden ayrılan ve 30 dakika içinde geri dönen kullanıcılar, orijinal oturumun parçası olarak sayılır.“
….. Sayfa görüntülenme sayısı yazar burasıda sayfanız toplamda kaç kere görüntülenmiştir onu gösterir buna çoğul hitte denir
….. Sayfa/Ziyaret sayfa görüntülenme sayısının ziyarete oranıdır
….. Hemen çıkma oranı ki bu oran “adam yanlış siteye gelmiş belli bi süre durmuş bakmış ve çıkmış” ın toplam hite oranıdır. % olarak ifade edilir.
….. Sitede geçirilen ortalama süre aslında bu süre webmasterlar için çok önemlidir çünkü bu sitenin içeriğinin ne kadar okunduğunu yada gelen gidenin sadece bakıp geçtiğini gösterir
…… Yeni ziyaret yüzdesi sitenize ne kadar yeni ziyaretçi çektiğini gösterir bunun %100′den çıkarılmış halide sitenize ne kadar vefakar ziyaretçinin geldiğini gösterir
Trafik Kaynaklarına Genel Bakış blogunu biraz açalım:
Bu bölüm bi webmaster için en önemli bölümlerden biridir. Çünkü siz sitenizin reklamını diğer sitelerde yaparsınız ve bunun ne kadar başarılı olduğuna burdan bakarsınız. Aynı zamanda Arama motorlarından filan ne kadar hit geldiğini hangi anahtar kelimelerden geldiğini de burdan görebilirsiniz. Ordaki ifadeler aslında türkçe açıklamaya gerek yok ama Doğrudan Trafik belkide aklınızı karıştırabilir.. Doğrudan trafik hiçbir linke tıklamadan sitenize direk siteniz.com adresinden girenleri temsil eder ve bunlar büyük bi ihtimalle sitenizi vefakar ziyaretçileridir. Eğer raporu görüntüle’ye tıklarsanız size anahtar kelimeleri ve kaynakları daha ayrıntılı bi biçimde gösterecektir.
İçerik özeti blogunu da biraz açıklayalım:
Orası hangi içeriğinizin daha fazla hit çektiğini gösterir. Mesela makale siteniz varsa hangi makaleniz daha çok okunuyo hangisi ilgisiz kalmış gibi sorularınıza yanıtlarınız ordan bulabilirsiniz. Raporu görüntüle seçeneği size çok ayrıntılı bilgi verebilir. Mesela bu içeriğe ziyaretçilerim nerden geliyor, sonra nereleri geziyor şeklinde…. Eğer raporu görüntüleden sonra tam raporu görüntüle derseniz (hemen altta) sizi sayfa sayfa içeriğinizle ilgili “Sayfa Görüntüleme Sayısı , Farklı sayfa görüntülemeleri , sayfada geçirilen süre, hemen çıkma oranı, hemen çıkma oranı, çıkış yüzdesi vb. bilgiler verir.
Ziyaretçilere genel bakış blogu da sitenize yapılan tekil ziyaretleri gösterir ama tam tekil yanılma payı çok azdır. Aynı zamanda bu blogtaki raporları görüntüleye tıklarsanız ziyertçilerin bilgileriyle ilgili ayrıntılı verilere ulaşabilirsiniz(mesela tarayıcı , işletim sistemi vs. , ülkesi…)
En son anlatacağım blok fantazi bi blok aslında. Size ziyaretçilerim nerden geliyor sorusunun cevabını harita üzerinde görsel olarak vermektedir ayrıca bunu şehir şehir de göstermektedir.
Analytics’in bir özelliğini daha belirtmek istiyorum bu hedefler özelliği buda aslında çok işe yarayan bi özellik bu özellik şu işe yarıyor:
Atıyorum siz birşey satıyorsunuz(satış işlemi adım adım da olabilir) satış yapıldıktan sonraki(en son) sayfayı hedef olarak gösteriyorsunuz , ara sayfalarıda ara hedefler olarak gösteriyorsunuz(ki google buna huni diyor) google size toplam dönüşümleri, vazgeçilenleri rapor olarak sunuyor.
Analytics aslında ii kullanıldığında gerçekten sitenizle ilgili yararlı bilgileri alabileceğiniz ve bu verileri işleyerek daha da gelişebileceğiniz bir yapı ben kullanıyorum tavsiye de ediyorum. Ha bunun bi eksisi var aslında eksi yoksa artı mı tam olarak bilemicem ama extreme’daki gibi herkes bu verileri göremiyor sizden başka birinin bu verileri görmesini istiyorsanız kullanıcı eklemek zorunda kalıyorsunuz(korkmayın hesabınıza ister yönetici şeklinde ister sadece rapor görüntüleyecisi şeklinde kullanıcı ekliyebiliyorsunuz).
1. Hiçbir surette hile yapmayın.
2. Google Adsense hesabınızı kontrol ettiğiniz bilgisayardan kendi sayfanızdaki reklamlara tıklamayın.
3. Sitenize otomatik ziyaretçi (otomatik ziyaretçi sitelerinden) göndermeyin.
4. Asla “Şu reklama bir tıklatıver,” “Hadi bi el at da kazanalım” “Şurdan bi arama yapıversene” gibi ziyaretçilerinizi yönlendirmeyin. Bu konuda sayfanıza en ufak bir ibare bile eklemeyin.5. Ziyaretçi / tıklama oranına dikkat edin. Aylık 100 ziyaretçiniz varsa ve tıklama sayınız da 95 ise Google’ın dikkatini çekersiniz. 1000 ziyaretçiye 100-150 tıklama normaldir. (Hesabınızdaki CPM oranıı kontrol edin, yüzde 10, yüzde 20 arası seviyelerde kalması uygundur).
6. Sayfanızdaki içeriğe dikkat edin. Sayfanızda porno içerik, mp3, yasadışı ürünler, uyuşturucu, terörist faaliyetler, insanları galeyana getirici konular, vs. gibi Google kurallarına aykırı içerik bulundurmamaya özen gösterin.
7. Sayfanızda yoğun şekilde link varsa, bu linkleri zaman zaman kontrol ederek kırık linkleri düzeltin. Google böcekleri sayfanızı sık sık kontrol ederler ve kırık linklerin fazlalığı dikkat çeker.
8. Bir sayfada 3 ten fazla reklam kutusu bulunduramazsınız.
9. Birden fazla siteye kod ekleyecekseniz diğer sitelerin de Google kurallarına uymasına dikkat edin.
10. Herhangi bir kod kullanarak Google böceklerini kandırmaya çalışmayın. Kandıramazsınız.
11. Günde bir makinadan bir tıklamadan fazlası hesabınıza geçmez. Arka arkaya tıklarsam çok kazanırım düşüncesinden uzak durun.12. Tekrar söylüyorum, asla hile yapmayın.
Bu yukarıdaki maddelere ve Google kurallarına uymamanız hesabınızın kapatılmasına sebep olabilir.
Adsense reklam birimlerinizi oluştururken, etraflarına sınır-bordür koymayın. Yani, reklam kurulum sayfalarında, reklam kutunuzun background’u (arkaplan) ile sınırı aynı renk yapın. Reklam birimlerinizin görsel olarak sayfanıza karışması için de zaten reklamlarınızı yerleştireceğiniz sayfayla aynı renk yapın.
Reklamlarınızın başlık rengini, çoğu internet kullanıcısının linkleri görmeye alıştığı renk olan mavi yapın. Bu mavinin kodu “0000FF”dir. Hatta sayfanızdaki diğer linkler başka renkse onları da maviye çevirmeyi deneyin.
Yine reklamlarınızı oluştururken, reklamların URL renginin çok göze çarpıcı bir renk yapmamaya dikkat edin. Örneğin, eğer reklam metin renginiz siyahsa, URL’sinin rengini de ya siyah yapın, ya da siyahtan bir-iki ton daha açık bir gri yapın. (Reklamın backgrounduyla aynı renk yapıp görünmesini engellemek yasak, ama göze batmasını engelleyebilirsiniz.)
Reklamlarınızı oluştururken, “Ben reklamım!” diye ciyak ciyak bağıran reklamlar yerine sayfanızla bir bütün oluşturabilecek, ziyaretçilerinizin göz zevkini ve konsantrasyonunu bozmadan sayfa içeriğinizin içine katabileceğiniz reklamlar oluşturmaya dikkat edin. Google’ın ısı haritası reklamları sayfanızda nerelere yerleştirmeniz konusunda size önemli ipuçları sağlayacaktır.Adsense reklamlarının en büyük özelliği sayfa içeriğinize uygun reklamlar olmaları olduğundan, bu özellikten kendi leyhinize yararlanmaya bakın. Ziyaretçileriniz, muhtemelen sayfa içeriğinizle aynı konuda olacak Adsense reklamlarını, içeriğin devamı olarak görüp tıklayabilmeli.
Mutlaka Adsense reklam birimlerinin yanı sıra sayfalarınıza bağlantı (link) reklamları da yerleştirin. Sayfanızın yapısına göre ya başlığın altına yatay ya da sol veya sağ navigasyon kutularınızın içine dikey link reklamları koyarak bunları sayfanızın bir parçasıymış gibi gösterebilirsniz. Bazı yayıncılar, bu link reklamları küçümsemekle büyük hata yapıyor, eğer bunları doğru yere yerleştirmeyi başarırsanız hem çoğu zaman tıklanma oranları birim reklamlardan daha yüksek oluyor, hem de tıklama başına bazen daha yüksek kazandırabiliyorlar.
Adsense içerik (birim ve link) reklamlarının yanı sıra, yakın geçmişte yapılan bazı değişikliklerle Adsense/Adwords Tavsiyeleri de çok daha kazançlı hale getirildi. Tavsiye butonlarını da sayfalarınıza koymayı unutmayın.
Adsense gelirinizin çoğalması açısından TRAFİK ve İÇERİK de çok çok önemli. Sayfalarınıza düzenli olarak kaliteli, başka yerde bulunmayan (kopya olmayan) içerik katarak arama motorlarında yükselmeye ve böylece sayfalarınıza gelen trafiği arttırmaya bakın. Trafik için ayrıca sitenizi kaliteli ve yüksek PageRank’li dizinlere kaydettirip, üye olduğunuz forumlarda imza (signature) olarak sitenize bağlantı verin. Sitenizin konusuyla yakından ilişkili, kalabalık forumlarda spam’e kaçmadan ilgi çekici bir kaç kelimeyle sitenize ziyaretçi çekebilirsiniz (tabii spam yapmadan ve forum kurallarını ihlal etmeden).
Mutlaka, ama mutlaka, sayfalarınıza yerleştireceğiniz herbir Adsense reklam birimi için ayrı ayrı ayırdedici, tanımlayıcı isimlerle “kanallar” oluşturun. Adsense reklamlarını bir kaç siteye birden yerleştiriyorsanız, her sitenin her sayfası ve o sayfadaki (varsa) farklı yerler için farklı kanallar yaratın. Adsense size 200 kadar kanal oluşturma hakkı tanıyor. Bu kanallar, Adsense rapor sayfalarına yansıyacağından, hangi sayfanızdaki hangi Adsense reklamının nasıl iş yaptığını, yerleşiminin veya biçiminin doğru olup olmadığını, daha iyi bir şekil aramanız gerekip gerekmediğini anlayabilirsiniz.
Oluşturduğunuz bu kanallar vasıtasıyla Adsense Tıklanma Oranı’nızı (TO) kontrol edin. Kesinlikle düşük Tıklanma Oranlarıyla yetinmeyin. Bilin ki, bu konuda biraz araştırarak, değişik reklam biçimleri ve yerleşimleriyle denemeler yapıp, kanallarınızdan takip edeceğiniz sonuçlara göre uygun düzeltmeleri yaparak TO’ınızı kısa bir sürede %9-%10′lara kadar bile çıkartabilirsiniz.
Kısacası, Adsense konusunda size en büyük tavsiyem, olanla yetinmeyip en yüksek Tıklanma Oranlarını elde edene kadar denemelerinizi sürdürmeniz. Bu denemeler sırasında en önemli yol göstericiniz Adsense Kanallarınız olmalıdır. Eğer TO’larınız çok düşükse, Adsense gibi güzel bir gelir kapısından kazanabileceğiniz paraların çoğunu masada bırakıyorsunuz demektir. Yukarıda yazdığım maddeleri yerine getirdiğiniz anda bile TO’larınızın hemen farketmeye başladığını göreceksiniz. Tıklanma Oranlarınızı yükseltene kadar peşini bırakmayın, zaten sistemi bir kere oturttuktan sonra artık siz uykudayken bile reklamlarınıza bol bol tıklanmaya devam edilecektir!
Merhaba arkadaşlar,buradaki çoğu kişi belkide herkes biliyordur fakat zamanla aramıza yeni kişiler katılacak ve belkide bunu bilmiyor olabilir.Ödemelerinizi Eft olarak yani bankamatik kartınıza yatırılmasını istemez misiniz? Evetse yazının devamını okuyarak işleme başlayalım.Önce www.google.com.tr/adsense/ adresinden giriş yapıyoruz.Sonra yukarıdan Hesabım sekmesine tıklıyoruz.Karşımıza hesap bilgilerimiz gelecektir.Biraz alta indiğimizde Ödeme Ayrıntıları diye bölüm gözükecektir.Yanındaki “düzenle” tıklıyoruz.Karşımıza eft ve çek ile ilgili yazılar gelecektir.Buradan Yeni bir banka hesabı ekleyin yanındaki kutucuğu işaretliyoruz ve Devam butonuna basıyoruz.Karşımıza banka bilgileri dolduracağımız form gelecek.Önce Google AdSense® EFT Türkiye Banka Şube Kodları adresine tıklıyoruz ve banka bilgilerimizi işaretleyip gerekli numaraları kağıda not alıyoruz sonrada hesap bilgilerini gireceğimiz formda uygun yerlere yazıyoruz.Hesap Sahibi Adı: Burasını Kart sahibi isimine göre değiştirinHesap Rumuzu: Buranın bir önemi yok.İsminizi felan yazabilirsiniz.Banka kodu: Siteden aldığımız bilgiŞehir: Bankamatik kartınızı aldığınız yer.Emin değilseniz bankanızı arayın.Şube kodu: Siteden aldığımız bilgiHesap numarası: Sizin hesap numaranız.Bunları giriyoruz ve Devam butonuna basıp devam ediyoruz.Bilgileriniz kaydedildi ve 2-3gün içinde ufak bir miktarda test parası yatırılacaktır.peki bu test parası ne işe yarıyor tabiki hesabınızı doğrulamak için.Bilgileri yolladık aradan günler geçti ve hesabınıza test parası geldi.Şimdi bu test paramızın miktarını google’a bildirelimki hesabı doğrulayıp paralarımızı hesabımıza yatırsın.Adsense giriş yapıyoruz.Yukarıdan Hesabım sekmesine tıklıyoruz.Aşağıda Ödeme Ayrıntıları bölümünde eklediğiniz Eft hesabı görülecek ve şu şekilde yazacaktır;Doğrulanmamış bir Elektronik Fon Transferi hesabınız var – Bu hesabı doğrula.Bu hesabı doğrula tıklıyoruz ve karşımıza gelen parayı gireceğimiz bir form geliyor.Hesabımıza gelen parayı aynı şekilde buraya yazıyoruz ve Gönder butonuna basıyoruz.Eğer miktarı doğru girdiyseniz hesabınız doğrulanmıştır gibi bir ifade söyler ve bu hesabınızın varsayılan olduğunu yada varsayılan yapmak isteyip istemediğinizi sorar.(Şuan deneme imkanım olmadı nasıldı tam hatırlamıyorum).Sizde gerekli şekilde butonlara tıklarsınız ve eft hesabınızı doğrulamış olursunuz.Yazı tamamen tarafımca yazılmıştır.Umarım eft hesabı girecek arkadaşlara yardımcı olur.Hepinize bol kazançlar.
Düzenli olarak yüksek trafiğe sahip bir siteniz veya forumunuz varsa, kesinlikle Adsense’den yararlanın derim. Sayfalarınızda doğru yerlere yerleştireceğiniz Adsense reklamlarıyla (bunun için Google’ın hazırladığı Isı Haritası’ndan yararlanabilirsiniz), hani internette sık sık karşımıza çıkan ama çoğu kez kandırmacadan başka birşey olmayan “Uykunuzda Para Kazanacaksınız” reklamları gibi, gerçekten de bir şey yapmadan uykunuzda para kazanmanız mümkün.
Siteniz diyelim günde1000 hit alıyor ve her 100 ziyaretçiden yalnızca 1′i bile Adsense reklamlarınızı tıklasa, günde 10 tık yapar ve bu, sizin için gerçekten de hiç emek harcamadan elde edilmiş bir gelirdir. Halihazırda günde 1000′er hiti olan 2 tane siteniz varsa, yine en kötü ihtimalle günde 20 tıklama eder. Veya günde 10 bin hitiniz varsa ve yine sadece 100 kişiden 1′i yanlışlıkla bile tıklasa, günde en azından 100 tıklama yapar. Her bir tıklama karşılığında reklamda geçen anahtar kelimelerin getirisine göre belli bir miktar anında Adsense hesabınıza yatıyor.
Bu verdiğimiz örnekler en asgarisi. Zaman içinde, özellikle de dediğim gibi Google Adsense yardım bölümlerinden öğreneceğiniz bazı optimizasyon yöntemleriyle hiç emek harcamadan elde ettiğiniz bu geliri biraz emekle daha da arttırabilirsiniz. Yüksek trafiği olan bir siteye sahipseniz ve Adsense reklamları yayınlamaya henüz başlamadıysanız, bir an önce Adsense başvurunuzu yapmanızı kesinlikle öneririm. (Tabii, bu öneri cinsel içerikli siteler için geçerli değil) Tek yapmanız gereken aşağıdaki yazılı linke veya gri balona tıklayarak, karşınıza çıkacak forma site/forum veya blog adresinizi ve ileride paranızın elinize sorunsuz geçmesi için hesap bilgilerinizi doğru olarak girmeniz ve ondan sonra Adsense’den gelecek yanıtı beklemeniz. Türkçe siteler için yanıt almak biraz uzun sürebiliyor (2-3 hafta kadar) ancak olumlu, olumsuz mutlaka bir cevap veriyorlar.
Verdiğiniz adresteki websitesi/blogu özgün, kaliteli ve bilgilendirici türden içeriğe sahipse (cinsellik, şiddet, kumar içeren siteler kabul edilmiyor) büyük olasılıkla başvurunuz onaylanır.
Taze Yorumlar